Akdağmadeni Masaj Salonu Masöz Ayça
Akdağmadeni Masaj Salonu
Maria on beş dakika planın başından ayrılmadı; kent fazla büyük sayılmazdı ve nihayetinde Rue de Berne’i saklandığı yerden bulup çıkardı. Kendisi pürdikkat plana bakarken sessizliğini sakınan görünmez arkadaşı, şimdi bir münakaşa açmaya çalı-, şıyordu; bir terbiye problemi yoktu ortada, ama Maria çıkışsız bir yola girebilirdi. Maria buna karşılık olarak, cebinde İsviçre’den ayrılacak kadar parası olduğu sürece, her türlü durumdan kendini kurtarabileceğini söyledi. Hem ek olarak, karşısına çıkan insanlardan hiçbiri, sevdiği işi yapmayı seçmemişti. Gerçek buydu işte. “Gözyaşlarıyla yıinanan bir vadideyiz,” dedi görünmez arkadaşına. “Bir sürü hayal kurabiliriz, hayat serttir, amansızdır, üzücüdür. Ne demek istiyorsunuz; beni hapse mi atarlar? Akdağmadeni Masaj Salon
Akdağmadeni Masaj Salonu
Kimsenin ruhu bile duymaz, üstelik bu bir tek bir mevsim sürecek.” hanım, şefkatle fakat hüzünle gülümseyerek, gözden kayboldu. Maria lunaparka kadar yürüdü, tehlike trenine bilet aldı. Herkes şeklinde çığlıklar atarken, bunun bir tek bir eğlence bulunduğunun, dolayısıyla aslabir çekince taşımadığının sonuna kadar farkındaydı. Akdağmadeni Masaj Salon Midesine ne girdiğini bilmeden bir Japon lokantasında öğlen yemeği yedi, bir tek çok pahalı bir yer olduğunu biliyordu; bundan böyle kendinden hiçbir lüksü sakınmayacaktı. İçinde bir sevinç vardı, artık telefonun çalmasını beklemek ya da harcadığı kuruşları saymak zorunda değildi.
Gün biterken ajansı arayıp buluşmanın çok iyi geçtiğini söylemiş oldu ve telefonu teşekkürler ederek kapadı. Ciddi ciddi iş yapan insanlarsa, ona defileyi sorarlardı. Erkeklere kadın bulmakla uğraşıyorlarsa, onun için yeni buluşmalar ayarlarlardı. Maria her ne olursa olsun, imkânı olsa bile, tv satın almamaya karar verdi: Düşünmeliydi, bütün vaktini düşünmek için kullanmalıydı. Maria’nın günlüğünden, o akşam (kenarda şöyle bir not: “Tam ikna olmuş değilim.”): Akdağmadeni Masaj Salon Bir adamın, kendisine birlikte rol alan bir kadına hangi fakatçla para ösöylediğini anlamış oldum: mutlu olmak istediği için. Bin frangı yalnız orgazma ulaşmak için vermez adam. Mutlu olmak ister. Ben de bunu isterim, herkes istiyor ve kimse başaramıyor. Bir süre şey… Bu sözcüğü düşünmek de zor yazmak da… Aman canım… Bir süre fahişelik yapsam, ne kaybederim? Namus. özsevi. Kendime saygı.
Son yorumlar